Roma devrinde şehir Latin kültürünün
tesiri altında kaldı, adıda ' Prusias ad Hypium' olarak değişti. Roma
devrinde şehirde Hıristiyanlık hakimiyeti hüküm sürdü. 395'de Roma
İmparatorluğu ikiye bölününce şehir Doğu Roma İmparatorluğu’nun sınırları
içinde kaldı.
Osman Gazi'nin komutanlarından Konuralp Bey, Düzce ve
çevresini Osmanlı topraklarına katma emrini aldı. Bunun üzerine 1321-1323
yılları arasında bu yöredeki Bizans tekfurları ile yaptığı savaş sonunda
DÜZBAZAR (Düzce Ovası)’ı ve Bizans Prusias'ını fethetti.
Düzce'nin ilk yöneticileri Konuralp Bey, Sungur Bey,
Şemsi ve Gündüz Alp'tir.
14.yy.dan itibaren bu bölgeye Konuralp ili ve kısaca
'Konrapa' denmiştir. Konrapa Bolu'nun fethinden sonra, Bolu Sancağına
bağlı bir nahiye haline geldi.
16.yy.ın ikinci yarısında Düzce kalabalık köyler
tarafından 'pazar' mahali olarak seçilmiş ve o yüzdende ova ortasındaki
köye 'Düzce Pazarı ' denilmiştir.
Düzce; Osmanlı İmparatorluğu döneminde donanmanın kereste
gereksinimini karşılamada önemli bir rol oynamıştır. Ayrıca İstanbul'u,
Sivas ve Erzurum'a bağlayan yolun üzerinde olması Düzce'nin önemini
arttırmıştır.
18. ve 19. yy.da Düzce ayanların kontrolü altında
yaşamıştır.
Abdüllaziz ve Abdülmecit
döneminde, Kafkasya'dan,
Doğu Karadeniz'den, Doğu Anadolu'dan ve
Rumeli'den gelen göçmenler Düzce'nin nüfusunun artmasında ve şehrin
büyümesinde önemli rol oynamışlardır. Hükümet yeni gelenlere ücretsiz
toprak sağlamıştır. Düzce'ye göç eden Türkler; Çerkez, Abhaz, Laz, Gürcü, Ordulu, Hemşinli,
Batumlu, Hopalı, Tatar, Boşnak, Arnavut ve Bulgaristanlı…gibi geldikleri
yerlerin isimleri ile anılmışlardır.
Düzce'nin arz etmeye başladığı ticari önem karşısında Rum
ve Ermenilerinde şehre yerleşmesiyle birlikte renkli bir sosyal yapı
ortaya çıkmıştır.
2. Abdülhamit döneminde Düzce'ye bağlı 137 köy vardı ve
6618 hane ile 36.088 nüfus yaşıyordu.
1869 yılına kadar Düzce nahiye olarak Göynük'e bağlıydı.
1870 yılında kaza oldu ve Kastamonu vilayetinin Bolu Sancağı'na bağlandı.
Düzce'de yaşayan Abhazların ileri gelenlerinden Elbuz Bey
ailesinden Behice Hanım saraya giderek 2. Abdulhamit'le evlendi.
1915 yılında hükümetin emriyle Düzce'deki Ermeni
Mahallesi (İcadiye Mahallesi) boşaltıldı.
30 Ekim 1918'de Mondros
Mütarekesi’nin imzalanmasıyla Fransız askerleri komşu kazalara kadar
çıkartma yaptılar. Bu dönemde Bulgaristan göçmeni Nuri Bey, Düzce Müdafa-i
Hukuk Cemiyetini kurdu.
Milli Mücadele döneminde Düzce'de haraketli askeri ve
siyasi gelişmeler yaşandı.
Cumhuriyetin ilanıyla
birlikte Düzce ilçesi Bolu vilayetine bağlandı. Düzce'nin ilk Kaymakamı
Midhad Kemal Bey'dir.
Cumhuriyet dönemi boyunca, Düzce sanayi ve ticari alanda
sürekli bir gelişme ve büyüme yaşadı. Düzce’nin güçlü ekonomik yapısının
yanında sosyal faaaliyetler alanında sürekli bir hareketlilik
yaşanmaktadır. Bu özellikleri itibariyle Düzce tarih sayfasına 1950’den
itibaren “İL” olarak geçme isteğinde bulunmuştur.
Düzce 1944 Düzce Depremi, 1957 Abant Depremi, 1967
Adapazarı Depremi ve 17 Ağustos Körfez Depremlerinden büyük ölçüde
etkilenmiştir. 12 Kasım Düzce Depremi ise şehri yerle bir etmiştir.
Deprem yaralarının daha kolay ve hızlı sarılabilmesi
amacıyla Bakanlar Kurulu kararınca Düzce “Türkiye’nin 81. İLİ”
olmuştur.