TC89GP

Çanakkale Milli bilince İlk Adım Etkinlikleri 22-25 Nisan 2004 

UI Ekranından resimler 1,5 Mb Zip dosya  mouse sağ tıkla save target as..

LOG Dosyası  
Kullanımı: UI-View Klasöründe LOGS klasörüne yapıştırın, Programı çalıştırıp LOGS>PLAY  LOG> TC89GP-3 ü seçip PLAY yapınız

Niçin TC89GP işareti?

Bu işareti anlayabilmek için TA3CRO Orkun liderin TRAC Forum sayfasındaki mesajını okumak yeterlidir diye düşünüyorum: (konu ile ilgili tüm mesajlara ulaşmak için tıklayabilirsiniz) Ayrıca Etkinlik sonrası, Gene TA3CRO Orkun Liderin hazırladığı raporu da burayı tıklayarak okuyabilirsiniz

Sevgili arkadaşlar,
Şimdiye kadar yazılanları ilgi ve mutlulukla takip ediyorum. Yazılanlarla ilgili fikirlerimi belirtmeden önce bu kampın anlamı ve gelişimi hakkında birşeyler yazmak gerektiğini düşünüyorum.
25 Nisan tarihi Çanakkale için çok önemli bir günü ifade eder. Sadece Çanakkale değil tüm Türk milleti içinde öyle. Ancak bu günün önemini maalesef Anzak'lar bizden çok önce benimsemişlerdir. Çanakkale'de bu güne dikkat çekmeye çalışan bazı stk lar ile biz Türk izcilerinin çabaları yeni yeni filiz vermeye başlamıştır. Anzaklar (Avustralya ve Yeni Zellanda askerleri) yıllardır her 25 nisanda Çanakkale'ye gelip savaşmış dedelerini anarlar. Hemde her yıl onbinin üstünde bir katılımla. Dolayısıyla o gün Çanakkale ve Gelibolu Yarımadası bambaşka bir kalabalık ve gün yaşar. Geceden savaş alanlarında uyku tulumlarında yatar ve sabaha karşı şafak ayini denilen törenlerini yaparlar. Bu törenlere özellikle Avustralya devleti en üst düzeyde katılır. Nedir onbinlerce insanı o gün çok uzaklara sürükleyen şey?
Avustralya tarihinin en önemli savaşıdır Çanakkale savaşı. Onların deyimiyle Avustralyalıları millet yapan savaştır bu. 25 Nisan sabaha karşı yapılan kanlı bir çıkartmayla başlamıştır onların nafile macerası. Bizim gibi onlarında neredeyse her ailesinden birileri ölmüş yada yaralanmıştır bu topraklarda. Hemde ne için savaştıklarını bilmeden. O yüzden torunlar gelir Gelibolu Yarımadasına ve dedelerine olan saygılarını ifade ederler burada.
Ya BİZ, 250 bin şehidimizi unutabilirmiyiz?? Metrekareye düşen altıbin mermiyi unutabilirmiyiz??Dünyayı yenenleri yendiğimiz savaşı, çeliğin kemiğe kaynadığı, büyük acıların ve kahramanlıkların yaşandığı bu kanlı mücadeleyi. Hayır unutamayız ve unutmayacağız. Bu savaş tarihin en kanlı savaşlarından olduğu gibi, en ilginç savaşıda olmuştur. Centilmenlerin savaşı olmuştur bir adı. Aynı topraklarda koyun koyuna yatanların hepsi kardeş olmuştur bu savaşta. O kadar çok anlatılacak şey vardır ki burada, onlarca kitap yazılmıştır sadece bilinen anılarla. Biz Çanakkale'de yaşayan insanlar, çok daha fazlasını dinlemişizdir büyüklerimizden.
Biz Çanakkale izcileri, bu kadar çok anının unutulmaya yüz tutan ama belkide en önemli olanına işaret edelim dedik iki yıl önce. Unutulmasın diye.. 25 Nisan sabaha karşı İngiliz gemilerinden topraklarımıza çıkan Anzaklar, karşılarında bir alay Mehmetçik buldular. 27.Alaydı bu kahramanların adı. Hepsi şehid oldu. Ama uzun süre direndiler, hatta mermileri bitene kadar. Bu sırada savaş öncesi yerleşim gereği 9.Tümenimiz vardı yakınlarda, 10 km. ötede. Burası Eceabat Bigalı Köyü idi. İlk çatışma sesleri duyulduğunda yardıma vatanı savunmaya gitmek istedi komutanları ama emir gelmiyordu bir türlü. Beklemek ona göre değildi ve her şeyi göze alarak Bigalı Köyünden hareket etti 57.Alay ile beraber. Geçit vermez yolları aştılar yürüyerek ve Arıburnuna vardılar sabah. 27. alay çoğu şehid olmuş kalanların mermileri bitmiş geri çekiliyordu. İşte orada komutan durdurdu geri çekilenleri, mermilerinin bittiğini öğrendi ve o ünlü sözü söyledi; "fişeğiniz bittiyse süngü takın, düşmandan kaçılmaz". O Atatürk'tü. Kendisininde sonradan söylediği gibi savaş o anda kazanılmıştı. Onlarda, 57.Alayın kahramanlarıda tamamen şehid düştüler Arıburnu cephesinde. Atatürk ise orada yaralandı, Gazi oldu. Cumhuriyetimizin temelleride orada atıldı önemli oranda.
Evet, bizler iki yıl önce bu tarihi olayı okuduk, öğrendik ve araştırdık. Aslına uygun bir anma yapalım dedik şehitlerimize. 2002 yılıydı, gittik köye birkaç lider, konuştuk derdimizi anlattık. Bağırlarına bastı köylüler bizi. Kamp alanını hazırladılar, odunumuzu sağladılar. Bizde 130 izci ile gittik Bigalı kamp alanına, ertesi sabah yürüdük Arıburnuna, Conkbayırına, 57.Alay gibi. Aynı saatte, aynı yoldan gittik. En önde 74 yaşındaki Mazhar Amcamız vardı köyden. Aile büyükleri orada şehit olmuş, onlardan dinlediklerini anlattı bize yol boyunca. Varınca Atatürk Heykelinin göründüğü ilk tepeye, 57.Alay şehitliğine, inanılmaz bir duygu yaşadı bütün kafile. 74 yaşındakinden 14 yaşındakine kadar gözyaşı döktük heyecandan, mutluluktan. Onlara biraz daha yakın olduk sanki..
Sonra yazdık bu duyguları olabildiğince, İzcilik Federasyonuna ve Valiliğe. Bu duyguyu tüm Türk izcileri ve gençleri yaşamalıydı bize göre. İstediğimiz oldu, 2003 de federasyon etkinliği oldu bu kamp ve yürüyüş. Bu yılda işte bildiğiniz gibi, hep beraber yaşayacağız. Şimdi buralara gelmek isteyenlerin, bu duygunun peşinde olanların sayısı arttıkça mutlu oluyoruz bizde kendi kendimize. Onlar'da öyledir sanırım...
Şimdi gelelim yazılanlarla ilgili düşüncelerimize. Kamp yine aslına uygun şekilde Bigalı Köyünde olacak, program önerimiz TİF'e gönderildi, başkanımızın onayladığı şekliyle uygulanacaktır. Her ilden iki ergin izcinin katılacağını biliyoruz yazılardan. Ancak kendi imkanları ile katılmak isteyenleride olanaklar ölçüsünde kampa dahil etmek için elimizden geleni yaparız elbette. Ancak o tarihlerde yarımadada bir yerden başka bir yere gitmek bile izne tabi. Uluslararası antlaşmalar gereği yarımada o gün hem bizim, hem Anzakların toprağı sayılıyor. Yani iki devletin en üst düzeyde izinleri ve bilgileri gerekiyor her etkinlik için. Bence Hasan Liderim kamp alanında hf etkinliğini daha rahat yapabilir. Gene konuşuruz ayrıntıları. Bilgisayar sağlanır o kolay, telefon hattınıda bir sonraki gidişimde muhtar ile görüşürüm, sanırım olur. Diğer illerden hatta ülkelerden katılım olacağına göre müthiş bir etkinlik başarılmış olacaktır. Hasan liderimden kaçmaz zaten böyle etkinlikler..
Ayrıca bizimde bir düşüncemiz vardı, Genel Başkan ile görüşüyoruz. Kamp alanına pek uzak sayılmayacak bir tepenin yamacında önemli bir şehitlik var. Bir muhabere birliğinin şehitliği. İngiliz gemilerinden atılan çok güçlü bombalarla hepsi şehid olmuş bir anda. Burada onların anısına muhabere yapmak anlamlı olur diye düşündük aynı tarihlerde. Aziz beyle konuşuyoruz, o da benimsiyor bu fikri. Gelişmelerden haberdar ederim forum okurlarını. Başta İstanbul İzci Derneği herkesin fikirlerinide almak isterim. Trac Çanakkale şubesi ve Çanakkale izcileri elinden geleni yapmaya hazır.
Uzun bir yazı oldu kusura bakmayın, ama anlatılacak o kadar çok şey var ki. Herkese saygı ve sevgilerimi sunarım.
Z.Orkun ONGAN
Çanakkale İzcilik İl Temsilcisi
TRAC YK Üyesi

 

TRAC üyelerinin TC89GP kapsamında yaptığı işler:
Konular ile ilgili daha detaylı bilgilere, üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz..
 
1- Kampta kurulan HF istasyon ile izcilere Amatör Telsizciliğin tanıtımı ve görüşmeler yaptırılması,
2- Kamp yerine 3 Km mesafedeki Maltepe'den  TC89GP işareti ile HF çalışıldı,
3- YM1GLB işaretli APRS digi çalıştırıldı,
4- TC89GP işareti ile APRS istasyon çalıştırıldı, APRS dataları internete aktarıldı,
5- Tarihi yürüyüş,  (yaya izci) mobil TC89GP  APRS istasyonu ile takip edildi, (dünyaya aktarıldı)